250 BİN ÇEK BORÇLUSU İÇİN SÜRE DARALIYOR!

Çek Borçlularından son günlerde en çok sorulan soru! Çeke Hapis Cezası tekrar geri gelecek mi? Çek Mağdurları için verilen süre ne zaman doluyor? 2020 Mart ayında çıkan yasa ile karmaşa haline gelen durum için bir çalışma var mı? Adliyeye ödediğim Adli Para Cezaları ne olacak? Birden çok şirket müdürü çek alacaklısına iki defa mı para ödeyecek? Çek bedelinin %10 unu yatırıp kalan taksitleri ödeyebilsem icra dosyam da kapanacak mı? Haciz edilen mallarımı geri alabilecek miyim? Yoğun gelen mailler bu sorunların akılları çok karıştırdığını açıkça ortaya seriyor.

Çeke Hapis Cezasına 1 Yıl Erteleme

24 Mart 2020 tarihinden mecliste gece apar topar yangından mal kaçırırmış gibi torba yasa teklifine eklenen 49. Madde ile Cezaevinde olan ya da cezaevine girme sürecinde olan çek borçlularının cezaları 3 ay ertelenmişti. Bu ertelemede konulan şart ise  bu süre içerisinde ÇEK BEDELİNİN %10 luk kısmının alacaklıya ödenmesi, çek bedelinin kalan kısmının ise 15 eşit taksit ile her 2 ayda bir ödenme şartı ile cezanın ortadan kalkmasıydı. Daha sonra Haziran ayında bu süreye ilave olarak 9 ay daha verilerek %10 luk bedelin ödenmesi için verilen süre 1 yıla çıkarılmıştı.

İnfaz Yasasında Kapsam Dışı Bırakıldı

Bu ertelemenin neden ve niçin bu şekilde yapıldığı ise bir kaç gün sonra ortaya çıktı. Çünkü infaz yasası içerisine alınmak istenmeyen çek mağdurları bu süreçte zaten cezaevinde olmayacağı için 1/2 indirim ve 3 yıla çıkarılan denetimli serbestlik koşulundan yararlandırılmayacaktı. Gerçekten de durum tam da bu şekilde.

30 Mart 2020 günü İnfaz yasası maddelerinde Çek Borcu olanlar kapsam dışı bırakılmıştı. Peki Çeke Hapis Cezası Kalksın diye haykıran onbinlerce mağdur ne suç işlemişti? İnfaz yasasında kapsam içine alınan dolandırıcılık suçundan daha ağır bir suç mu işlemişlerdi?

En Büyük Suç Çekini Ödeyememek

Esnaf ve İş Adamı olmak infaz yasasından yararlanan adam yaralama, gasp, hırsızlık, dolandırıcılıktan daha büyük suç muydu? 6 yıla kadar ceza alan tüm mahkumlar infaz yasasından faydalanarak cezaevinden çıkarken neden sadece iflas edip Çekini Ödeyemeyen İş İnsanları kapsam dışında bırakıldı. Gerçekten bunu anlayabilmek mümkün değil. Hem eşitlik ilkesi hem de adalet karinesi açısından baktığınızda ortadaki durumun hiç de adil olmadığı aleni ortadadır.

7226 Sayılı Kanunun 49.maddesi ve Sorunsal Kavramları

24 Mart 2020 gecesi torba yasaya eklenen 20 maddelik ek kanun teklifinde bulunan çek borçlularına 3 aylık süre tanınan bu maddelere neden gece yarısı eklendi? Meclisteki Milletvekillerinin bile oturumun kapanmasına çok az kala çıktıkları Meclis Salonunda bu maddeler neden acele şekilde geçirildi? Hala bunu anlamak maalesef mümkün değil. Kanun metni aşağıdaki gibi;

“MADDE 49 – 14/12/2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 5 – (1) 5 inci maddede tanımlanan ve 24/3/2020 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının infazı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla durdurulur. Hükümlü tahliye tarihinden itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birini alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan kısmını üç aylık sürenin bitiminden itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece, ceza mahkumiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. İnfazın durdurulduğu tarihten itibaren en geç üç ay içinde çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin ödenmediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak eklenir. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikayeti üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir.

(2) Hükmün infazının durdurulması hâlinde ceza zamanaşımı işlemez.

(3) Bu madde uyarınca infazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.

(4) Bu madde uyarınca verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza mahkemesi yetkilidir. Mahkemece bu madde uyarınca verilecek tüm kararlar alacaklıya tebliğ edilir.

(5) Bu madde uyarınca verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir. İtirazın incelenmesinde İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirlenen itiraz usulü uygulanır.”

 

esnaf yuku kaldıramaz

Çek Mağdurlarının Yasa ile İlgili Şikayet ve Soruları

Öncelikle arkası boş bırakılan 7226/49 maddesi ile İcra Ceza Mahkemeleri ve İcra Müdürlüğünde birbirinden bağımsız devam eden dosyalardaki durumun ne olacağı? Borçlu kişi alacaklıya icra dosyası üzerinden %10 ödeme yapsa, ilk yatırılan para faiz, harç ve giderlere sayılacağı için kanunun borçlu lehine bir avantaj sağlamayacağı aşikardır. Borçlunun direk hesabına % 10 ödeme yapması durumunda ise durum yine farklı olmayacak, alacaklı kişi ya da avukat tarafından icra müdürlüğüne bildirilen bu tutar ana paradan sayılmayacağı gibi sadece faizin bir bölümüne sayılacaktır. Ayrıca icra müdürlüğünde haciz edilmiş taşınır ya da taşınmazlarının satış işlemini de durdurmayacaktır. Bu ödeme sadece çek borcundan dolayı cezaevine girmesini engelleyecek, ancak kendisini borçtan kurtarmayacaktır.

Çek Borçlusu Şirket 3 Ortaklıysa

Çek Borçlusu olan şirketin birden çok imza yetkilisi bulunması durumunda bilindiği gibi 5941 sayılı çek kanununa dayanarak her bir ortak için ayrı ayrı ceza davası açılıyor ve ayrı ayrı çek bedeli kadar adli para cezasına çarptırılıyordu. Daha net açıklamak gerekirse 500bin ₺ çek borcu için tüm ortaklara 500bin ₺ adli para cezası kesiliyor ve her bir ortak kendisi cezaevine girmemek için kesilmiş 500 bin ₺ yi ödemek zorunda kalıyordu. Yani 500bin ₺ çek için tam tamına 1.5 milyon₺ ödenmiş oluyordu.

Aynı durum 7226/49 sayılı kanunda da devam ediyor. Alacaklının 500bin₺ çek alacağı olmasına rağmen, borçlu olan her bir ortak alacaklıya bu bedelin %10 unu ödemek zorunda.. Yani alacaklı bu durumda taksitler bittiğinde tam tamına çek bedelinin 3 katını tahsil etmiş olacak. Bu durum maalesef açıklanabilecek durumda değil. Kanun yapıcılar açıklayıcı metinler altında düzenlemedikleri 5941 sayılı çek kanunu ve buna bağlı olarak eklenen 7226/49 maddeyi tamamen uygulamanın takdirine bırakmış durumda. Ancak bu durum tek bir kanundan uygulama farklılıkları ile hem yerel mahkemelerde hem de İstinaf Mahkemelerinde bir çok farklı kararın ortaya çıkmasına neden oluyor. Ayrıca üst sınırın 5 yıl olmasından ve cezanın Adli Para Cezası olmasından dolayı Yargıtay yolu maalesef kapalı.

Çeke Hapis Cezası için Yatırılan Adli Para Cezaları Ne Olacak?

Çek Bedeli kadar adli para cezasına mahkum edilen çek mağdurları adli para cezalarının taksitlerinin bir bölümünü ödediklerini ve ödedikleri bu paraları devletten geriye alıp alamayacağını soruyorlar. Bu durumda da karmaşıklık devam ediyor. Örneğin 1 milyon çek borcu için 800 bin tl tutarındaki adli para cezalarına bağlı taksiti devlete ödeyen mağdurları için durum başa dönmüş durumda. Yani devlete ödenmiş tutarlar göz önüne alınmayarak çek bedelinin tekrar aynı şekilde borçluya ödenmesi isteniyor.

Ancak bu durumda ödeme kabiliyetine haiz insanlar için bile adaletsiz durum devam etmiş oluyor. 800 bin₺ ödemiş borçlunun tekrar 1 milyon₺ ödemesi gerekiyor. Bu durumda ise zaten çek borcunu ödeyemeyen Esnaf ve iş Adamları borç tutarı için çok daha fazla bir bedel ödemek zorunda bırakılıyor. Ayrıca bir süresini cezaevinde geçirmiş kişilerin ise cezaevinde geçirdikleri bu süre günlük bedel üzerinden hesaplanarak borç tutarından da düşülmüyor. Günlük 20₺ ile 100₺ arasındaki rakamlar ile hapis cezasına dönüşen adli para cezalarında durum Adaletsizliğe neden oluyor.

Çeke Hapis Cezası Anayasa ve AİHM’ye Aykırılık

Tüm yazılarımızda bu konudan fazlasıyla bahsetmiştik. Çek tüm dünyadaki uygulamaların aksine ülkemizde vadeli olarak kullanılan bir ödeme aracıdır. Yani başka değişle çek borçlusu ileri vadeli yazdığı çeklerle borçlanabilmektedir. 2012 yılından önceki çeke hapis cezasının olmasının ana nedeni çekte vade olmaması, çek görüldüğünde ödenen peşin ödeme aracı olmasıydı. Peşin ödeme aracı olması nedeniyle bankada karşılığı olmayan bir meblağlı çek düzenleme suçu adı altında hapis cezasına mahkum ediliyordu.

Ancak günümüzde çekin vadeli ödeme aracı olmasından dolayı aynı cezanın verilebilmesi hem Anayasa’mıza hem de AİHM ile imzaladığımız EK4 protokolüne aykırıdır. Anayasa’nın 38.Madde hükmüne göre, “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz

Ancak 2012 de Çeke Hapis Cezasının kaldırılmasında neden olarak gösterilen Anayasa, değişmemesine rağmen 2020 yılında maalesef ki uygulanmıyor. 2012 de ceza kaldırılırken kürsü konuşması yapan Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç bugün T.B.M.M. Adalet Komisyon Başkanı olarak görev yapmaktadır. Kürsü konuşmalarını alttaki videolardan izleyebilirsiniz.

Çek Mağdurları için Süre

Çek Mağdurları için süre daralıyor. 26 Mart 2021 tarihinde bitecek olan bu süre ile de çelişkiler bulunmakta. 7226 sayılı Kanunun 49. maddesine göre infazı durdurma tarihinden itibaren 1 yıl hükmü, 26 Mart tarihinde hükmü kesinleşmiş ya da cezaevinde bulunan kişiler için bitecek olup, hükmü bu tarihten sonra kesinleşenler için ise infazın durdurma tarihinden itibaren 1 yıl sonra dolması gerekiyor. Ancak yine kanunda bu konu ile ilgili açıklık olmadığından dolayı mahkemeler tarafından farklı karar verilmesi ve durumun daha da karmaşık hale gelmesi bekleniyor.

Çek Borçlusunun Gözü Mecliste

Bir yıllık erteleme olmasına rağmen ülkemizde ve dünyada yaşanan pandemi koşullarından dolayı iş yerleri kapalı olan ya da çalışamayan çek borçluları bu durumun adaletsizliğinden yakınıyor. 1 yıldır evlerine ekmek bile götürmekte zorlanan Esnaf ve İş Adamları sürecin kendi lehine değil aleyhine işlediğini belirtiyor. Bu durumunda göz önüne alınarak tekrar bir düzenlemenin gerekliliğini yüksek sesle sosyal medya hesaplarından duyurmaya çalışıyorlar.

İnsan Hakları Eylem Planının çok konuşulduğu bu dönemde İNSAN HAKLARINA AYKIRI olan 5941 sayılı çek kanunun tekrar düzenlenmesi ve bu mağduriyetin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Umarız en kısa sürede bu konuda bir düzenleme yapılarak mağduriyetlerinde giderilmesi sağlanır..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: