Borcunu Ödeyen Esnafın Çilesi

2018 Ağustos içerisindeki kur dalgalanmasına bağlı yaşanan emtia tedariki sıkıntısı ile aksayan üretimimiz, bizleri ödeme acziyetine düşürdü. Kasım ayına kadar mücadele etsek te borcu yönetmekte başarısız olmamız sonucu, konkordato ilan etme kararı aldık. 29-11-2018 tarihinde konkordato geçici mühleti aldık. Bu tarihe kadar yaklaşık 8.000.000 TL civarı 160 adet çekimiz karşılıksız kalarak yazıldı. 09-01-2019 tarihinde konkordato kesin mühletimiz başladı. Alacaklılara alacak tutarlarını fer-ileri ile yazdırmalarının ilanı yapıldı ve alacak miktarlarının kayıtlara işlenmesinin ardından mart ayı içerisinde rehinli alacaklılarla müzakereler tamamlandı. 24-04-2019 tarihinde de adi alacaklılarla, “mal varlığının terki suretiyle konkordato” kapsamında hazırlanan projemiz müzakere edildi. Hem tutar hem de kişi sayısı olarak %50 nin üzerinde kabul edilen projemizin toplantı raporları, toplantı iltihak süresinin dolmasının ardından 02-05-2019 tarihinde asliye ticaret mahkemesinin onayına sunulacaktır.

Geçici mühlet öncesi yazılan çeklerden dolayı hakkımızda 28 firma tarafından, 60 civarı  çek şikayetinde bulunuldu. Bunlardan bu güne kadar 4 dosyanın sonuçları istinaf mahkemesince onanarak infaza gönderildi. Şirket yetkililerinden birinin ilk dosyası  için infazın tanıdığı 30 gün süre doldu ve yakalama kararı çıktı. Diğeri için de 10 mayıs tarihinde yakalama kararı çıkarılacak. İnfaz savcılığına yaptığımız infazın ertelenmesi taleplerimiz mevzuata uygun olmaması gerekçesiyle reddedildi.

benzin-dokup-yakti

Alacaklılara, borca karşılık teklif ettiğimiz mal varlığımızın içerisinde, mayıs 2018 de yatırımını tamamlayarak devreye aldığımız fabrikamız ana teminat olarak sunulmuştur. Fabrikamızın hali hazırda 2 si yabancı sermaye 2 si yerli sermaye 4 adet alıcısı vardır, görüşmelerimiz de devam etmektedir. Güncel maliyeti 30,000,000 TL civarı olan tesisimizin kıymetine en yakın bedelle satılabilmesi için tasfiye kurulu ile birlikte bizlerin de devrede olması gerektiği kanaatindeyiz ama karşımıza çıkan çek cezaları bu imkanı elimizden almaktadır. Bizim de dahil olacağımız bir satışta belki fer-ileri ile birlikte borcumuzun tamamının kapanabileceğini, bizim müdahil olmadığımız bir sürecin sonunda tesisin tasarrufunun mümkün olamayacağını düşünmekteyiz. Çünkü özel bir proje ile yatırımı yapılan tesis, üretim prosesini çözümleyemeyenlerin elinde makine yığınından başkaca bir değer ifade edemez.

                  Mevcut süreci tamamlamadan, şikâyetçi 28 kişiyi bir araya getirerek şikâyetlerinden vaz geçirmemiz mümkün gözükmemektedir. Ola ki sürecin sonunda da eksik kalacak tutar olursa, şikâyetçi vekillerinin, şikâyetlerin geri alınması hususunda da direnç gösterecekleri kesin. Yani karşılıklı görüşmelerle bu çek cezası yükünden kurtulmamızın bir çıkar yolu yok gibi. Bu sebeple bizimki gibi özellik arz eden durumları çözüme kavuşturacak hukuki bir usul olup olmadığını araştırıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.