Çek Kanunu

Öncelikle belirtmeliyim ki her yönü ile ÇEK Kanunu incelerken, çeki dolandırma amaçlı ödemeyen kişilere karşı dolandırıcı sıfatıyla daha ağır cezalar verilmesi. Ancak ödeme güçlüğüne düşmüş, iflas etmiş, yıllarca tacir olmuş kişileri cezalandırmanın adil olmadığına inanıyorum.

Bölüm 1

ÇEK YASASI TARİHİ

İlk defa TTK da 1960 yılında konu edilen çek kanunu hapis cezası 2012 yılında tamamen kalkmış ancak bir takım baskılar nedeniyle 2016 yılında tekrar ağır yaptırımlar ile yürürlüğe girmiştir. 2012 yılında Çek Yasasının kalkması ile beklenin aksine tüm ekonomi normal seyrine devam ederek karşılıksız çeklerde artış yaşanmamıştır. Ekonomik göstergelerin piyasalardaki ödeme gücünün göstergesi olduğuda 2012 yılı sonra gözlemlenmiştir.

Ancak her zaman olduğu gibi kötü niyetli dolandırıcılar bu durumu fırsat bilip, uzun yıllardır faaliyet gösteren şirketleri belirli bedeller ile devir alıp bu şirketler üzerinden karşılıksız çek kesmek suretiyle piyasaları dolandırmaya başlamışlardır. 2016 yılında kötü niyetli dolandırıcıların önünü kesmek için hükümet tarafından 5941 sayılı kanun ile tekrar hapis cezası yaptırımı ile geri dönmüştür.

Çek Kanunun Amacı

Asıl amaç dolandırıcı amaçlı kullanımın önüne geçmek olsada kanun maddelerini kullanmak zorunda kalan mahkemeler, gerçekten ekonomik göstergelerin bozulması ile ödeme güçlüğü çeken taciride dolandırıcı kefesine koymuştur.

5941 Sayılı Çek Kanunu Tam Metni

Yasanın tam metnini burada günlerce sürecek bir yazı ile anlatmak istemiyorum. Bazı önemli nokta ve maddeleri ile ele almak daha hızlı ve doğru sonuca ulaşmada faydalı olacağı kanaatindeyim.

Çekin karşılıksız kalmasına sebebiyet verme suçu:

Her ne kadar kanunda çek nakit ödeme aracı olarak bahsedilse de kanun koyucunun ” çekin üzerindeki tarihten önce karşılıksız işlemi yapılamaz” demesi çekin vadeli bir ödeme aracı olduğunu kabul niteliğindedir. Çek elinden çıktığı tarihte kredi, nakti, döviz v.s. olarak hesabında para bulunduran tacir elinde olmayan nedenler ile çekin vadesi geldiğinde hesabından çek miktarını ödemekte güçlük çekebilir. Bunun en büyük neden bankaların kredi kullandırmalarının tamamen ekonomik göstergeler doğrultusunda hareket etmesi, ekonomide daralma hissettiklerinde mevcut kredileri müşteri ne kadar ödeme kabiliyetinde olursa olsun kullandırmamaları. Peki 2016 da yaşadığımız darbe girişimi ve 2018 Ağustos ayından itibaren yaşanan ekonomik kriz, basiretli tacirin bu ekonomik kriz ve darbe girişimini kestirememesi ödeme güçlüğüne düşmesinin ilk nedenleridir. Ancak devletin bile bu yaşananları ön göremediği bir dönemde basit bir tacirden bu ön görüde bulunması tabii ki beklenemez.

Ayrıca çeki verip karşılığında mal satın almış bir çok devlet müteahhiti var. Bunlar aldıkları çimento, demir, gıda, medikal, araç, yedek parça, mobilya v.b. ürünleri devlete satmış ya da hizmet üretmiş ancak devlet darbe girişimi sonrasında fetö terör örgütü soruşturması olduğunu öne sürerek bir çok ödemeyi aylarca ötelemiştir. Bu durum günümüzde de bu şekilde sürmektedir. Belediyelerden ya da kamu kurumlarından ödeme alamayan kişiler önce icra davalarınla karşı karşıya kalmış, sonrasında da açılan ceza davaları ile 1 çek yüzünden 5 yıl hapise mahkum olmuştur. Diyeceksiniz ki ödemelerini aldığında neden ödemedi.

Kısaca bu konuyu izah etmeye çalışacağım. Bir çok kişinin bu konuda bilgisi olmadığını düşünüyorum.

Bunu birlikte 2. Bölümde ele alıp yazıya kaldığımız yerden devam edelim…

Çek Yasası Her Yönüyle 2 . Yazımızı Buradan Okuyabilirsiniz

Çek Kanunu” için 3 yorum

  • 15 Nisan 2019 tarihinde, saat 23:44
    Permalink

    Bizlerin sesi oluyorsunuz çok kıymet lisiniz

  • 15 Nisan 2019 tarihinde, saat 23:48
    Permalink

    Yazıklar olsun bu yasaya yuvalarımız dağıldı

  • 16 Nisan 2019 tarihinde, saat 10:03
    Permalink

    İyi niyetliyle kötü niyetlinin ayırt edilmesini istiyoruz. Herkes gelecek olan parasına güvenip borçlanıyor, alacağı ödemesine, maaşına, yevmiyesine. Taksitle beyaz eşya alan da böyle, senetle mobilya alan da böyle. Biz de mal alırken çekle borçlandık. Geleceğine güvendiğimiz paralarımız gelmeyince borcumuzu ödeyemedik. Ama tüm borçluların arasından yalnızca biz hapisle cezalandırılıyoruz. Bize borcumuzu ödeme imkanı sunulmuyor. Herkes zincirleme şekilde batıyor. Hapse giren her borçlu aynı zamanda alacaklı pozisyonunda. Daha adil bir sistem istiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.