İnşaat Sektöründe Kriz ve Ardından Gelen Çeke Hapis Cezaları

Milyonlarca Çek ödedim ve Bursa’da bilinen yeri de olan bir firmayız. Ben inşaat mühendisiyim, mimar olan eşim ile birlikte yürütüyoruz işlerimizi.
Ekonomi ve inşaat sektörü bir anda krize girince, mülk satışları gerçekleşmeyince, Bankalar kredileri durdurunca, 50+100 =150 bin den oluşan iki çekimizi milyon mülklerimiz varken, ne satabildik, ne de bankadan kredi alabildik. Kat karşılığı inşaat yaptığımız İÇİN inşaatınız belli yüzde oranlarına ulaştığında, bir kısım mülklerin SATIŞ Yetkisine sahip oluyorsunuz. Yer sahiplerinizde, Bankalar gibi anlayışsız yaklaşınca, örneğin hak edeceğiniz mülk tapularından 5 adet daha almak İÇİN 200 bin tl lik daha imalat yapmanız gerekiyor, 5 adet tapunuzun asgari değeri 1,5 – 2 milyon aralığında, anlayışsızlık olduğunda 1 eksik 2 eksik tapu İLE sektör krizde önümüzü açın eksik tapu verin çekimiz var, yazılırsa tıkanırız desenizde, arsa sahipleri de anlayışsızlıkta sınır tanımadan ülkenin durumunu görüp tölerans tanımayınca, bazen yaptığımız iş hacmi ile karşılaştırınca, işin sonuna geldiğiniz imalatınızda varınızı yoğunuzu koyduğunuz işinizde bazen komik ve küçük paraları üretemeyebileceğimize de şahit olduk.

Aylık, bir kaç milyon Çek ödeyen, asgari 50 – 100 daire Arası imalatlara giren bizim gibi bir firma BİLE bizim için küçük rakamları üretememişti. Üretemiyorsunuz, işin sonuna gelinceye kadar, dediğim gibi varınızı yoğunuzu, tüm kişisel ilişkilerinizdeki itibarla tedarik edebileceğiniz, tedarik ettiğiniz limitleri dahi kullanmış olduğunuz İÇİN şahsi ilişkilerinizle dahi para bulamayacağınız noktaya gelebiliyorsunuz, bir şeyler biraz da ülke çapında ters gidince, her kes çevreniz dahil, temkinli ve tutucu olmayı tercih ediyor ve parası olan yakın dostunuzdan dahi çeşitli ürettikleri bahaneler ile borç dahi bulamaz durumda kalıyorsunuz. Her kes havayı puslu gördüğü İÇİN sektörünüzde durduğu İÇİN dostlarınız BİLE banka mantığı ile davranıp, yaklaşabiliyor size. Bir telefon ile acil bir durumda çevrenizden ve dostlarınızdan 1 milyon toplayabilen siz haciminize göre küçücük parayı toplayamaz durumda kalıveriyorsunuz ve bir anda nasıl kilitlenip itibar kaybettiğinizi anlayamıyorsunuz BİLE.

Dram da burada başlıyor, kocaman işlerimizde küçücük paraları tedarik edemediğimiz için hafifçe bir duraksama, işinizin yavaşlar gibi gözükmesi ve peşinden yazılan tedarik edemediğiniz küçük paralar sebebi ile çekinizde yazıldığı an, batmamış olmanıza rağmen, iş hacminiz ile borçlarınız İLE işinizin tamamını bitirmenize ihtiyaç duyduğunuz son 1 milyonu da tedarik ettiğinizde, elinizde asgari kullanımınıza açık 20 milyon inşaatınızda bağlı kaynağınız olmasına rağmen, konunun iç yüzünü bilmeyen çevre ve iş piyasası bir anda dedikodu İLE kartopu gibi büyüyen gerçek Dışı hikayeler ile de, bir bakmışsınız sizi batık ilan etmişler.

Ne oluyor, çeki yazılan firmaya, çeksiz açık hesap mal veren firma da, mal vermek istemiyor. Zaten sayılı ve seçici olan Daire Müşterisi de Emlakçılar aracılığı İLE büyüyen dedikodu kazanı içinde etki altında kalıyor, sıkıntı içindeymiş, inşaat bitmiş aslında ama resmî olarak resmî kurumlar İLE ilişiğini kesebilecekmidir? İskanı ya alamaz ise diye düşünüyor ve siz son kalan 1 milyonluk imalatınızı da, bu tüm dedikodu ve zanları ortadan kaldırıp, inşaatınızda sermayenizin kilitli olduğu mülkleri serbest hale getirebilmek için yoktan var edip, samimi olduğunuz tedarikçileri, size her şeye rağmen itibar edebilecek tedarikçilerinizi eskisi gibi selamla, Cari hesap mal vermeleri için ikna edip işinizi bitirip, geride kalan 22 milyon değerindeki mülklerinizi de, kendi kontrolünüze alıp, yok pahasına kardan zarar olsun deyip mülk satıp, resmî kurum ilişik kesmelerinizi de yapıp, zararımı kalan mülklerimi değerinde satarım diye düşünsenizde, bir kere yaftalanmış ve zan altında kalmış bir müteaahhit pozisyonunda kaldığınız içinde artık size ait olan mülklerinizi de, mümkün değil, değerinde satmayı, değerinin yarı fiyatına dahi satamaz durumda kaldığınıza şahit oluyorsunuz.


İşimizi bitirip teslim etmek için Bu süreçleri yaşarken, asıl konu yazılan ve ödeyemediğimiz o iki çekimiz için ceza davası açıldığını, çekte hapis ile karşı karşıya kaldığımızda yaşadığımız tarifi mümkün olmayan stres, gerilim ve keşme keş adalet sitemini görmemiz bize pes dedirtti. Bir kez daha hayal kırıklığı yaşadık. Milyonlarca liralık dev projeler yapan, istihdam yaratıp, vergi ödeyen, ekonomiye ciddi değerler katan bizler bir de ödül gibi hapis tehditi ile karşı karşıya kalmıştık.

Hapis tehditi ile karşılaşınca, bir de son 52 dairelik ultra konsept projemizi mimar evimizin annesi eşim, referans ve devlet işlerinde iş bitirmesi olsun diye kendi Üzerine yapmak istemiş olduğu İÇİN de, çeki yazılan da, evimizin annesi eşimdi.

Bu küçücük ödeyemez durumda kaldığımız rakam İÇİN yaşadığımız acizliğin ve Mahkemelerin bir mahkeme gibi değil, bir mahkeme hakimi gibi değil, bir vergi dairesi Memuru gibi davranmaları, karşılarına gelen iş insanlarını sorgulamayan, araştırmayan, kağıt üzerinden, bir gerçek hakimin alması gereken insiyatifleri almadan hareket ediyor olduklarını görmemiz bizleri daha da çok çileden çıkardı.

Bu süreçte karşı karşıya kaldığımız hapis tehditine karşı iyi bir araştırma ve çalışma yaptık.
Kanun şunu söylüyor ve kanunda geçen şu ibare çok önemli.”Ödememe kastı ile Çek düzenleyene, kanunda ceza verilmesi öngörülüyor.”

Kanunda bu çok ve net.

Peki kanun bu kadar net iken, benim görevini tam araştırıp, layıkı İLE yerine getirmeyen hakime hakim diyemediğim, vergi memuru gibi hakim, memur hakim demem de, tam bu sebeple.

Bizim ADALETİ tecelli ettirmesi gereken hakimimizin kanun bu kadar net iken, mahkemenin karşısına çıkan biz de ÖDEMEME KASTIMIZ YOK, ŞU İŞİ YAPIYORUZ, ŞU KADAR MALİ VE SERMAYE GÜCÜMÜZ VAR, GEÇİCİ BİR SÜRE İÇİN TIKANDIK VE KİLİTLENDİK, BANKAMIZDAN BİZİ SORUN, TİCARİ GEÇMİŞİMİZ VE ÖDEME PERFORMANSLARIMIZI LÜTFEN İNCELEYİN, MİLYON TL ÇEK ÖDEYEN KAPASİTEDE BŞR FİRMANIN ÖDEMEME KASTI YOKTUR dediğinizde, peki memur gibi olmayan, görevini layıkı İLE yapan hakimin ne yapması gerekir?

Dediklerinizi, savunmanızı dikkate alıp, resmî olarak, bankanızdan, vergi dairesinden, sgk ve Ticaret odasından, kendinizi savunduğunuz ve kastınızın olmadığını beyan ettiğiniz, sizin de sunduğunuz bu delillerinizi resmî olarakta sorgulayıp, sayın hakim ödememe kastınız olmadığını anlar ve bu durumda, hakim olarak İNSİYATİF ve yetkisini kullanıp, cezalandırılmanızı talep eden tarafa, bu iş insanlarının ödememek gibi bir kastı bulunmamaktadır.

Ticaretin ticari hayatın olağan akışı içinde yaşadıkları bir krizdir.

ÖDEMEMEME KASTLARININ OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR, deyip, cezaya yer olmadığına deyip, hakimlerin BERATİNİZE pekala karar verme yetki ve İNSİYATİFleri varken, yaptığımız araştırmalar neticesinde, bu İNSİYATİFi hakimlerin bilerek Yada bilmeyerek, iş insanlarının Yok olması, ailelerin dağılabilme ihtimallerini hiçe sayıp, yeterli yetki ve İNSİYATİF kullanmayıp, görevlerinde kolaya kaçıp, bu kararlara imza atan hakimlerin görevlerini layıkıyla yapmadıklarını, ADALETİ doğru ve düzgün tecelli ettiremediklerini üzülerek, yaşayarak gördük.


Bizde bu hakimlerin verdiği yanlış ve araştırmadan, savunmalarınızı hiçe sayıp verdikleri kararlar sebebi ile gruptaki bir çok arkadaş gibi ceza almış olsakta, onlardan daha da şanslıydık, elimizde ödeyebilme gücü ve imkanlarımız tükenmediği için hapis kararının devamı olan yakalama çıkıncaya kadar, o stresler ile ayrıca mücadele edip, tam yakalama kararı çıkması arefesinde, yakalama çıkmadan bu cendereden çözerek kurtulduk.

Fakat gruptaki bir çok arkadaşımız bizim kadar şanslı değil. Biz de Çek Mağdurları Grubu ile bu süreçleri yaşarken Tanıştık. Gruptaki arkadaşların gözlemlediğim ve tanıştığım kadarıyla, iş hayatında benzeri dramları, aksilikleri yaşamış olmaları sebebi ile yanlış ekonomik sistemimiz tarafından, hem hareket edemez hale getirilip, hem fişlenip, Üzerine hapis cezaları İLE bu ülkeye hizmet ettikleri için ödüllendirilen, çok kıymetli iş insanları, olduklarına şahidim.

Sayın Yetkili Devlet Büyükleri

Hakimlerin yetki almadan, kolaya kaçıp, kanunun gereklerini dahi yerine getirmeyip, standart ödememe kastı olan İLE olmayanı aynı sepete koyup, her kese standart ceza VERİYOR olmalarını, eleştirip, kamu oyu önünde bunu tartışmaya açmanız, Türk Aile Birliğine ve İş Hayatına İnsani yardım olacaktır.

Evimizin annesi eşime, kadına şiddetin her türlüsünün tartışıldığı ve kınandığı günümüzde, devlet eli ile bir kadına, bir anneye, anne olan bir iş insanına 100 bin Tl Çek karşılığında, devletimiz iş insanlarının arasındaki ticarete aracılık edip, devletimiz 1000 gün hapis cezası İLE tehdit edip, bir kadına psikolojik taciz, psikolojik Şiddet uygulanmıştır. Bir alacaklı, devleti kullanıp, ben buna DEVLETİ tutup, kiralayıp, azmettirip diyorum, neden mi? Devlet bu aracılık karşılığında, tahsilata aracılık bedeli gibi bedel talep ediyor da ondan. Devlet mafya mıdır? Biz bir mafya devletimiyiz?

Şu an Çek ile ilgili bir sıkıntımız olmasa da, insanlık adına, bu Çek kanununun Çağ Dışı, CİLALI Taş Devrine dahi yakışmaz  Bir Kanun Olduğunu Görmem sebebi ile İNSANLIK VE TÜRK TİCARET HAYATI İÇİN TÜRK AİLE BİRLİĞİNİN ZARAR GÖRMEMESİ için whatsapp grubumuzda elimden geldiğince kanunun değişmesi için her biri iş hayatının kıymetli mihenk taşları olan iş insanları İLE ben de mücadele veriyorum. Bu kanun değişinceye kadar da mücadele de ne gerekirse yapacağız.
Bir gürleyen sese ihtiyacımız vardı Kİ,

gürleyen ses de siz oldunuz NEDİM TÜRKMEN bey.

Size İnsanlık için İş İnsanlarına ve Türk Aile Birliğine verdiğiniz destekler için çok çok teşekkür ediyorum, sizden bu insanlar duacıdır emin olun. Allah Razı Olsun.

Özellikle para BARONLARININ ve sistemin, özellikle Meclis’in içindeki iş birliklikçileri aracılığı İLE ayakta tutmayı başarıp, devleti mafya görünümüne kavuşturan, bu kanunun değişmemesi için direnç gösteren çıkar odakları karşısında ses dahi çıkaramayan, cesaret gösteremeyen aydınlar arasından, korkusuzca sıyrılıp gösterdiğiniz cesaret ve öz güven de ayrıca takdire şayandır. Bu konuyu gündeme getirmenizden rahatsız olacak olan çıkar gruplarından baskı alabileceğinizi de tahmin ediyoruz. Ama böylesi bir duruma, böylesi risklere cesaret edebilen AYDININ GERÇEK AYDIN OLDUĞU BİLİNCİ içinde bizler ile mücadele edip, bize omuz olduğunuzun da farkındalığı içindeyiz.

ESNAF MEKTUPLARI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.